Felsefe Terapisi Enstitüsü Türkiye

Kuruluş: 2019

Kurucusu: Abdullah ÖZER

Felsefe Terapisi Enstitüsü Türkiye Sosyal Hizmet Uzmanı, Klinik Psikoloji Uzmanı, Aile Danışmanı Abdullah ÖZER tarafından 2019 yılında İzmir'de kurulmuştur. Abdullah ÖZER Felsefe Terapisi Enstitüsü Türkiye Kurucu Başkanıdır. Çalışmalarını Uzman Psikolog, Felsefeci, Aile Danışmanı, Felsefe Terapisti ve Felsefe Terapisti Eğitmeni Ebru ÖZER ile birlikte yürütmektedir.

Felsefe Terapisi Enstitüsü'nün amacı; bireylere ruhsal ve duygusal açıdan özgür bir yaşama, doğru ve sağlıklı bir görüşe sahip olmalarını hem kendileriyle hem de tüm dünyayla sorumluluk sahibi bir şekilde barışık olmalarını sağlamayı amaçlamıştır.

Vücudun ilaçlarla iyileştirilmesine benzer şekilde, felsefe de ruhun iyileştirilmesini sağlar. Bir felsefe terapisi seansına gittiğinizde, klasik psikoterapiden farklı olarak, bir "hasta veya rahatsız kişi" olarak görülmezsiniz. Aksine sadece bir insan olarak dikkate alınır, karşınızdaki uzmanla aynı seviyede bir kişi olarak, sorunlarınızı görüşürsünüz. Felsefe terapisinde acı ve zorluklar, yaşamın birer parçası olarak görülmektedir. Burada söz konusu olan, bunlarla başa çıkabilmek ve bunları kabul edilebilir hale dönüştürmektir.

Sokrates (M.Ö. 470-399), antik dönemde felsefeyi halka indirgeyen bir filozoftur. İnsanlara basit sorular sorarak, yanıtlarındaki çelişkileri ortaya çıkarırdı. Bu sayede, herkesin kendi düşünceleriyle bir bakış açısı kazanmasını ve sorunlarına çözümler geliştirebilmelerini sağlamıştır. Sokrates, kendi felsefe çalışmasını, sadece bir ebelik (doğurtma işlemi) olarak görürdü.

Varoluşcu akımın teorisyenlerinden Alman filozof ve psikiyatrist Karl Theodor Jaspers, "Felsefeyi bir kenara bırakmayı düşünen insan, bu durumun açıklanamayan baskısı altında boğulur" açıklamasında bulunmuştur. Çünkü psikoloji, ruh, bilinçli olma, kişilik, ben, benlik, kendilik, mantık, gerçeklik gibi psikoterapinin temel kavramları, felsefe geleneğinden kaynaklanmaktadır. Felsefe, bu nedenle az sayıda psikoterapistin "hobisi" olmamalıdır, aksine bu uzmanlık alanında faaliyet gösteren herkesi ilgilendirmelidir.

Psikoterapideki tüm terapi yöntemleri, direkt olarak veya dolaylı olarak felsefi varsayımlara dayanmaktadır.

Felsefenin genel bir bilim alanı olması nedeniyle, her problem felsefe kapsamında felsefi problem olarak ele alınabilir ve felsefik açıdan değerlendirilebilir. Bu nedenle felsefenin alanı, özel veya belirli konularla sınırlı değildir ve filozofun sorumluluk alanı, ele alınan problem yoluyla felsefenin tamamını kapsamaktadır.

Felsefe Terapisinin Temelleri:

Felsefi yeterlilik:

  • Felsefi düşünceler ve sistemler tarihine giriş.
  • Felsefi metinleri nasıl okumalıyım?
  • "Hangi" felsefe ve hangi filozoflar, felsefi psikoterapi açısından faydalı ve yararlıdır?
  • Okuduklarımı, entelektüel ve duygusal olarak hem kendim hem de başkaları için mevcut durumlara nasıl aktarırım?
  • Felsefe bilgilerimi aktararak günlük yaşamlarında, iş hayatlarında, özel hayatlarında ve değişim süreçlerinde insanlara nasıl yardımcı olabilirim?

Duygusal, sosyal ve kültürel yeterlilik:

  • Ben kimim?
  • Bir grup içerisinde, toplumda, bir meslektaş olarak, bir tüketici olarak, kültürel etkinliklerin bir organizatörü veya bir katılımcısı olarak ve danışmanlık/psikoterapi hizmeti verilen bir felsefi görüşme içerisinde ben kimim?
  • "Kendine değer verme" kendi hayatımda benim için ne ifade ediyor?
  • Kendimle "barışık" mıyım?
  • Varoluşumun "mevcudiyeti", felsefi bakımından nasıl görünüyor?

Sorumluluk ve uygulama alanları:

1.) "Felsefe terapisi" ifadesi kapsamında, hangi faaliyetler yapılabilmektedir?

2.) Danışmanlık ve psikoterapi içinde felsefenin yeri nedir?

3.) Hangi terapötik durumlarda hangi teknikler kullanılır?

19’uncu yüzyılın sonlarında psikolojinin felsefeden ayrılması ve 20’nci yüzyılda psikoterapinin ortaya çıkmasının ardından, felsefenin temel görevi, yeni oluşan bu disiplinler tarafından üstlenilmiştir.

Felsefi konular, psikoterapi için daha önceden olduğu gibi hâlâ merkezî öneme sahiptir.

Örneğin Frankl, psikoterapinin aynı zamanda kendisini önemli ölçüde aşan bir şeyle, bir logoterapiyle tamamlanması gerektiğini söylemiştir. Viktor Frankl'ın "Logoterapi ve Varoluş Analizi" için www.logoterapi.org web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Psikoterapinin, ruhsal olana iki yönlü odaklanılması gerekir: Bu, hem bir taraftan "ruhtan ortaya çıkana" veya Hegel’e göre söylemek gerekirse, "nesnel ruhtan" kaynaklanana yönelik logoterapiye hem de psikoterapiyle "ruha doğru", bir başka deyişle "öznel ruh" için varoluşa yönelmelidir.

Felsefe Terapisi Enstitüsübu bağlamda bir çok Psikoterapi eğitimleri vermektedir. 

Eğitimlerimiz sayfamızda sunmuş olduğumuz Psikoterapi Eğitimlerine, Seminerlere ve Atölye çalışmalarına göz atabilirsiniz. Felsefe Terapisi Eğitimi için tıklayınız.

Felsefe Terapisi entegrasyonun bir bütünü olup hayatımızın tüm alanlarını kapsamaktadır.

KAPAT
ÖN KAYIT FORMU
Formu doldurun en kısa süre içerisinde biz sizi arayalım